Boşanma Sebepleri – Bilgi Notu

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nda eşlerin boşanma sebepleri altı madde halinde sıralanmıştır. Aşağıda bu maddeler özet şeklinde açıklanacak olup anlaşmalı boşanma davasının ayrıntılarından da bahsedilecektir.

A. Özel ve Genel Boşanma Sebepleri

I. Zina (Aldatma)

Kanuna göre aldatılan, yanı zinaya uğrayan eş, diğer eşe karşı boşanma davası açabilir. Ancak bu sebeple boşanma davası açabilmek için hak düşürücü süreler mevcuttur. Zinaya uğrayan eş, bunu öğrendiği tarihten itibaren altı ay içinde ve her halde zina eyleminden itibaren beş yıl içinde bu davayı açması gerekmektedir. İçtihatlara göre dava açma süresi devam eden zina eyleminde, bu eylemin sona erdiği tarihten itibaren başlar. Bu sürelerin geçmiş olması, zina sebebiyle boşanma davası açma hakkının düştüğü anlamında gelecektir. Maddenin son fıkrasında ise affeden tarafın dava hakkının olmadığı hususu belirtilmiştir

II. Hayata Kast, Pek Kötü veya Onur Kırıcı Davranış

Eşlerden her biri, diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. Davaya hakkı olan eşin boşanma sebebini öğrenmesinden başlayarak altı ay ve her hâlde bu sebebin doğumunun üzerinden beş yıl geçmekle dava hakkı düşer. Affeden tarafın ise dava hakkı yine bulunmamaktadır.

III. Suç İşleme ve Haysiyetsiz Hayat Sürme

Eşlerden biri küçük düşürücü bir suç işler veya haysiyetsiz bir hayat sürer ve bu sebeplerden ötürü onunla birlikte yaşaması diğer eşten beklenemezse, bu eş dava açabilir. Bu üçüncü boşanma sebebi nedeniyle dava açmak isteyen eşin herhangi bir süreye uyması gerekmemektedir, küçük düşürücü bir suç işleme veya haysiyetsiz hayat sürme sebebiyle her zaman boşanma davası açılabilir.

IV. Terk

Eşlerden biri, evlilik birliğinden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemek maksadıyla diğerini terk ettiği veya haklı bir sebep olmadan ortak konuta dönmediği takdirde ayrılık, en az altı ay sürmüş ve bu durum devam etmekte ve istem üzerine hâkim veya noter tarafından yapılan ihtar sonuçsuz kalmış ise; terk edilen eş, boşanma davası açabilir. Diğerini ortak konutu terk etmeye zorlayan veya haklı bir sebep olmaksızın ortak konuta dönmesini engelleyen eş de aynı şekilde terk etmiş sayılır. Davaya hakkı olan eşin istemi üzerine hâkim veya noter, esası incelemeden yapacağı ihtarda terk eden eşe iki ay içinde ortak konuta dönmesi gerektiği ve dönmemesi hâlinde doğacak sonuçlar hakkında uyarıda bulunur. Bu ihtar gerektiğinde ilân yoluyla yapılır. Ancak, boşanma davası açmak için belirli sürenin dördüncü ayı bitmedikçe ihtar isteminde bulunulamaz ve ihtardan sonra iki ay geçmedikçe dava açılamaz.

V. Akıl Hastalığı

Eşlerden biri akıl hastası olup da bu yüzden ortak hayat diğer eş için çekilmez hâle gelirse, hastalığın geçmesine olanak bulunmadığı resmî sağlık kurulu raporuyla tespit edilmek koşuluyla bu eş boşanma davası açabilir.

VI. Evlilik Birliğinin Sarsılması (Şiddetli Geçimsizlik)

Son boşanma sebebi olarak evlilik birliğinin sarsılması, diğer sebeplere nazaran genel bir boşanma sebebidir. Dolayısıyla bu sebebe dayanarak dava açılırken yukarıda bahsedilen özel boşanma sebeplerinden birine de dayanılmalıdır. Aile mahkemesi öncelikli olarak özel boşanma sebebinin varlığını inceleyecektir.

Evlilik birliği, ortak hayatı sürdürmeleri kendilerinden beklenmeyecek derecede temelinden sarsılmış olursa, eşlerden her biri boşanma davası açabilir. Bu hallerde, davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya karar verilebilir. Kusursuz eş hakkında açılan boşanma davalarının reddi gerekmektedir.

Boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılmış bulunan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak üç yıl geçmesi hâlinde, her ne sebeple olursa olsun ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir.

B. Anlaşmalı Boşanma

Anlaşmalı boşanma davası açabilmek için evliliğin en az bir yıl sürmüş olması gerekmektedir. Eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu hâlde anlaşmalı boşanma kararı verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.

Anlaşmalı boşanma protokollerinde her konu bakımından anlaşmaya varmak, bu konuları açıkça protokolde belirtmek önem arz etmektedir. Yukarıda belirtilen konularda hata yapma olasılığını düşürmek ve süreci mümkün olan en kısa sürede sonlandırmak adına avukatınız aracılığıyla dava açmanızda fayda bulunmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir